Kıbrıs Hakkında

Tanrıçası Afrodit olan Kıbrıs Adası’nda tatil yapmak büyük bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalığı yaşamak sizin de hakkınız…

Doğu Akdeniz’de yer alan Kıbrıs Adası, Sicilya ve Sardunya’dan sonra Akdeniz’in en büyük üçüncü adasıdır. Kıbrıs, kıtalar arasında yer alan stratejik, ticari ve dini konumu nedeniyle, asırlar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Kıbrıs Adası, Türkiye kıyılarına 64 km, Suriye’ye 96 km ve Mısır’a 400 km uzaklıkta, tarih boyunca geçmişten günümüze dek vazgeçilemeyen bir ada olmuştur. 9.251 km2’lik yüzölçümüne sahip Kıbrıs’ta, 10.000 yıllık geçmişe tanıklık eden tarihsel ve kültürel mirasın izleri ile buluşabilirsiniz. Tarih boyunca Alashia, Kittim, Yadnana, Hettim isimlerini alan Kıbrıs Adası’nın ismi için en güçlü teori, adada çok fazla bulunan ve “Cuprrum, Cyprium” olarak bilinen bakırdan geldiğidir. Beş ilçeden oluşan Kuzey Kıbrıs’ın her köşesi görülmeye değerdir. Kıbrıs; 10 bin yıllık tarihi ve kültürel mirasın zenginliği, yılın 300 gününden fazla içinizi ısıtan güneşli ve huzurlu ortamı, muhteşem doğası, doğallığını kaybetmemiş kumsalları ve Akdeniz’in tertemiz berrak suları ile Turistik konaklama tesislerinde her kesimden tatilcinin  beklentilerine cevap veren farklı alternatifler sunmaktadır. Lüks oteller, aile işletmeleri, son yıllarda yapılan butik oteller ve eko turizm otelleri ile sizlere değişik seçenekler sunmaktadır. Zengin açık büfe yemekler, kongre ve seminer salonları, yüzme havuzları, aqua park, çevre ile bütünleşmiş yeşil alanlar, dinlence ve eğlence faaliyetleri, şans oyunları ve sizlerin rahatı için tasarlanmış tesisleriyle, rahat bir tatil için her türlü olanağı hizmetinize sunmaktadır.Kösezade Turizm olarak, bu rüya gibi tatilinizin her anında, ofis çalışanlarımız ve 7/24 hizmetinizde olan rehberlerimizle, sizin için hazırlamış olduğumuz aktivite ve tur programlarımızla, bitmesini istemeyeceğiniz ayrıcalıklı tatilinize eşlik edeceğiz.

Adaya ilk kez ayak basanların; bazı tarihçilere göre Avrupa, bazılarına göre ise Asya’dan gelen insanlar olduğu söylenir. Milattan önce 8. yüzyılda Asur imparatorluğunun bir parçası olan Kıbrıs, daha sonra sırasıyla Babilliler, Mısırlılar ve Perslerin hâkimiyetinde yönetilmiştir. MÖ. 58 yılında Ada, Roma İmparatorluğu yönetimine geçmiştir. Jules Sezar’ın öldürülmesinden sonra, Mısır Kraliçesi Kleopatra ile Sezar’ın ordusunda başarılı bir komutan olarak bilinen Marcus Antonius, 7 yıl sürecek renkli, romantik ve ihtiraslı beraberliklerinden dolayı, Kıbrıs Adası’nı Mısır kraliçesi Kleopatra ve kızları Selene’ye hediye olarak verir. Böylece ada kısa süre de olsa yeniden Mısır hâkimiyetine girer, Antonius’un Aktium savaşını kaybetmesiyle yeniden Roma imparatorluğu hâkimiyetine giren ve 697 yıl roma imparatorluğunca yönetilen ada, 7.yy. itibariyle gerçekleşen “İslam Akınları” sonucu Müslümanlar tarafından fethedilmiştir. Kıbrıs, 760 yılında Bizans İmparatoru Nikefor Fokas tarafından yeniden Doğu Roma topraklarına katıldı. Üçüncü Haçlı Seferi sırasında İngiltere Kralı I. Richard tarafından 1191 yılında Kıbrıs’ın alınmasından sonra ada, Tapınak Şövalyeleri’ne satıldı. Bu yönetimden de memnun olmayan yerli halkın 1192’de isyan etmeleriyle Tapınak Şövalyeleri, adayı I. Richard’a geri verdi. Kral I. Richard, Kudüs Kralı Guy de Lusignan’ı Kıbrıs Krallığı’na getirdi. Lüzinyanlı Guy, Filistin’den getirdiği adamları ile Lüzinyan Hanedanlığı’nı kurarak yaklaşık 300 yıl, Kıbrıs’ın bu hanedanlık tarafından yönetilmesini sağladı. Kıbrıs Krallığı 14. yüzyılda Cenevizli tüccarların eline geçti. 1426 yılında Memlüklüler, adayı vergiyle kendilerine bağladılar. 1489’da Venedik soyundan gelen son Lüzinyan kraliçesi Caterina Cornaro’nun adayı Venediklilere bırakacak feragatnameyi imzalamasıyla birlikte, Kıbrıs Venedik’e bağlı bir ada oldu. Venedik yönetiminin son dönemlerinde Kıbrıs bir korsan yatağına dönüşür ve bölgeden geçen bütün gemiler korsanların saldırılarına maruz kalır. Kıbrıs’taki bu kötü yönetimden dolayı, adada yaşam sürdüren halkın defalarca Osmanlı İmparatorluğu’ndan yardım istemesiyle birlikte 1571 yılında Kıbrıs, Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilir ve 307 yıl sürecek Osmanlı yönetimi başlar. Bu dönem, Kıbrıs’ta ilk kez kalıcı olarak İslamiyet ve Türkleşme’nin başladığı dönemdir. Osmanlılar, Kıbrıs’ta feodal sistemi kaldırıp, millet sistemini tatbik etmiştir. Kıbrıs, 1878 yılında, “Ruslara karşı yardım” vaadiyle, Birleşik Krallık tarafından, Osmanlı İmparatorluğu’ndan kiralanmış ve 1914’te İngiltere’ye ilhak edilmiştir. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın, Birleşik Krallığa ilhakı tanımasıyla da ada, İngiltere’nin vilayeti olarak ilan edilir. 1931’den 1959 yılına kadar isyan ve iç çatışmalarla sarsılan Kıbrıs’ta 1960 yılında, Birleşik Krallıklar, Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğünde, Türk ve Rum halklarının ortak yönetileceği Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Ancak Ada’da yasayan mevcut iki toplumun siyasi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan çatışmalar, 1974 yılında, harekâtın gerçekleşmesi ile son bulur. 1975 nüfus mübadelesinin gerçekleşmesiyle, nüfus bakımından homojen iki kesim meydana gelmiştir. Bu iki kesim “Ara Bölge Yeşil Hat Sınırı” ile birbirinden ayrılmıştır. Kıbrıs’ın 12. Yüzyıl’dan beri başkenti olan Lefkoşa, bu tarihten itibaren ikiye ayrılarak, her iki yönetimin de ortak başkenti olmuştur. 1983 yılında “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” kurulmuştur. Bugün Kuzey Kıbrıs’ın ( 2011 yılı nüfus sayımı ) 294.906 kişilik nüfusuna karşı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin nüfusu ( 2010 nüfus sayımı ) 803.147’dir. Kıbrıs’ta ayrıca Ermeni, Maronit ve Latin dini grupları bulunmaktadır. Kıbrıs’ta, tipik Akdeniz İklimi hâkimdir. En soğuk Ocak ayı ortalaması 10ºC derece, en sıcak Temmuz ayı ortalaması 40ºC derecedir. Yıllık ortalama sıcaklık ise 19ºC derecedir.